Ölü Tercih Diye Bir Şey Var mı, Yoksa Şehir Efsanesi mi? Tercih Listenizi Ateşe Atmamak İçin 5 Altın Kural

Selam genç arkadaşım! Biliyorum, şu an masanın başında oturmak sana işkence gibi geliyor. O çözdüğün denemelerin, ezberlediğin formüllerin haddi hesabı yok. Muhtemelen kanında alyuvarlardan çok kafein dolaşıyor şu an, değil mi? Ama dayan, tünelin ucundaki ışık göründü.

Şimdi seninle o meşhur, dilden dile dolaşan korku filmi senaryosunu konuşacağız: Ölü Tercih.

Sponsorlu

Hani herkesin birbirini korkuttuğu, "Aman fha, listen ölür, açıkta kalırsın!" dediği o olay. Gelen her 10 öğrenciden 9'u o ürkek bakışlarla soruyor: "Hocam, ben şimdi yüksek puanlı yeri alta yazarsam üstteki tercihim ölür mü?"

Gel, seninle şu işi bir resmiyetle değil de, iki dost gibi, biraz da matematik ve mantık çerçevesinde halledelim. Panik yapma, derin bir nefes al. Çayını kahveni kap gel, başlıyoruz.

Nedir Bu "Ölü Tercih" Meselesi?

Önce şu şehir efsanesini bir yıkarak başlayalım. Sistem senin listene yukarıdan aşağıya doğru bakar. Puanının yettiği ilk yere seni yerleştirir. Yani teknik olarak, listendeki sıralama senin "istek sıranı" belirtir.

Ancak, gerçek "Ölü Tercih", senin o kıymetli 24 tercih hakkından birini, gelme ihtimali matematiksel olarak imkansız olan veya gitsen bile mutsuz olacağın bir yere harcamandır. Listeyi doldurmak için doldurursan, işte o zaman o tercih gerçekten mevta olur.

Sponsorlu

Peki, listeni canavar gibi sağlam yapmak için nelere dikkat edeceksin? İşte sana yılların tecrübesiyle damıtılmış, hata payı sıfıra yakın 5 altın kural!

1. Puan Tuzağına Düşme, Sıralamaya Sarıl

Bak, bunu her sene söylüyorum, yine söyleyeceğim. Puanlar her yıl sınavın zorluğuna göre değişir ama sıralamalar daha kararlı bir tablodur.

Sen denemeden çıkar çıkmaz telefona sarılıp YKS Puan Hesaplama sitelerinde geziniyorsun ya, heh işte orada gördüğün puanlar sadece bir tahmin. Eğer geçen sene matematik çok zorsa ve bu sene kolaysa, aynı puanla geçen sene Hukuk Fakültesi gelirken bu sene kapısından bile geçemeyebilirsin.

Bu yüzden listenin omurgasını oluştururken puanlara değil, başarı sıralamana odaklanacaksın. "Benim puanım 400, burası 390 ile almış, kesin girerim" dersen, tercih sonuçları açıklandığında ekran başında şok yaşayabilirsin.

2. "İstek Sırası" Her Şeyden Üstündür

En büyük hata ne biliyor musun? Sırf puanı yüksek diye istemediğin bir bölümü, çok istediğin ama puanı biraz daha düşük olan bölümün üzerine yazmak.

Diyelim ki X Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 20 binle alıyor, Y Üniversitesi Yazılım Mühendisliği 25 binle alıyor. Sen aslında Y üniversitesini, kampüsünü, hocalarını daha çok seviyorsun. Ama "Puanım ziyan olmasın, X daha yüksek, onu üste yazayım" dersen, sistem seni X'e yerleştirir.

Sonra ne olur? Sevmediğin bir kampüste, mutsuz bir 4 yıl geçirirsin. Sistem senin kalbini okuyamaz, sadece listeni okur. Eğer sıralaman yetiyorsa ve sen üst sıraya yazdıysan, geçmiş olsun, oradasın. Bu yüzden listeni yaparken puana göre değil, "Ben en çok hangisini istiyorum?" sorusuna göre sıralama yap.

Peki sen gerçekten ne istiyorsun, hiç kendine dürüstçe sordun mu?

3. Makas Aralığını Doğru Ayarla (Garantiye Al!)

Bir Tercih Robotu sana binlerce seçenek sunabilir ama stratejiyi sen kurmalısın. Listeni oluştururken sadece kendi sıralamanın olduğu yerleri yazarsan, bu Rus ruleti oynamak gibi olur.

Şöyle düşün: Senin sıralaman 50 bin.

  • İlk 3-4 tercihe 20 bin - 30 bin bandından "Hayal Tercihleri" yaz. (Gelirse piyango olur, süper olur).
  • Orta kısımlara 40 bin - 60 bin bandından "Gerçekçi Tercihler" yaz. (Burası senin asıl savaş alanın).
  • Son kısımlara ise 70 bin - 90 bin bandına kadar inen "Garanti Limanı" tercihlerini yaz.

Eğer bu makası dar tutarsan, yani 50 bindeyken listeni 48 bin ile 52 bin arasına sıkıştırırsan, küçük bir kaymada açıkta kalırsın. Ve inan bana, o "Mezuna kalırım ya" cümlesi, tercih dönemi bittiğinde o kadar da kolay söylenmiyor.

4. Özel Koşullar: Okumadan İmza Atma!

Bunu yapan öğrenciler oldu, oradan biliyorum. Çocuk tercih listesini yaptı, harika bir bölüm kazandı. Kayıt için gittiğinde bir öğrendi ki; o bölüm sadece "kız öğrenci" alıyormuş veya boy/kilo şartı varmış!

Kılavuzdaki o küçük, gıcık kodlar var ya... Hani "Bk. 11, Bk. 87" gibi şeyler yazar yan tarafta. Onları okumamak, imzaladığın sözleşmeyi okumadan evi satmak gibidir.

Belki o bölüm için sağlık raporu gerekiyordur, belki hazırlık sınıfı zorunludur ve başka bir ilçededir, belki de ücretlidir! Evet, devlet üniversitesinde bile olsa bazı bölümler özel programdır ve ücretli olabilir. Gözünü seveyim, o büyüteci eline al ve o özel koşulları tek tek oku. Yoksa kazandığın yere gidemezsin ve puanın seneye yarı yarıya düşer. İşte asıl "Ölü Tercih" budur!

5. Geçen Yılın Verileri Kutsal Kitap Değildir

ÖSYM'nin yayınladığı Taban Puanlar ve sıralamalar, geçen sene o bölüme giren SON kişinin verileridir. Bu sene o bölümün kontenjanı azalmış olabilir, bölümün popülaritesi artmış olabilir (Yapay Zeka bölümleri gibi mesela).

Bir bölüm geçen sene 100 bin ile kapattı diye, bu sene de 100 bin ile kapatacak diye bir kural yok. 80 bine de çekebilir, 120 bine de gerileyebilir.

Bu yüzden tek bir yıla bakıp karar verme. Son 3 yılın değişimine bak. Bölüm sürekli yükselişte mi? O zaman temkinli ol. Eğer sadece geçen seneye güvenip sınırda bir tercih yaparsan, kendini kapının dışında bulabilirsin.

Hadi Toparlayalım!

Bak güzel kardeşim, bu süreç sadece bir sınavdan ibaret değil; bu senin geleceğin, senin hayatın. O listeyi hazırlarken annen istiyor diye, komşu çocuğu orayı yazdı diye veya "hava atarım" diye tercih yapma.

Aynanın karşısına geç ve "Ben nerede mutlu olurum?" diye sor.

Unutma, dünyanın en iyi üniversitesi de olsa, istemediğin bir bölümde okumak zindandır. Ama sevdiğin işi yapacağın vasat bir üniversite bile sana cennet bahçesi olabilir.

Kalemine güven, mantığını kullan ve o listeyi içene sine sine hazırla. Biz senin potansiyelini biliyoruz, sıra sende.

Hadi bakalım, şimdiden yolun açık olsun!